
Siz, hiç mağlup olduğunuzda önce okula gitmeye korkup sonra atkıyı boynunuza sarıp hiç eğilmeden bükülmeden okula gitmek nedir bilir misiniz?
Siz hiç elalem ne der demeden yaz günü o atkıyı boynunuza sarıp sokağa çıkmanın onurunu, gururunu tattınız mı hiç?
Siz hiç daha çocukken çalınan şampiyonluğunuzun ardından göz yaşlarınızla sulanmış kağıt parçasına inatla Beşiktaş logosu çizmeye çalışmanın ne demek olduğunu bilir misiniz?
Siz hiç “Baba Hakkı’nın Süleyman Seba’yı alnından öptüğü fotoğrafı” görüp alnınızdan öpüldüğünü hisseder misiniz?
Siz hiç final sınavına girmeyip deplasmana gidip, ailenizin sizi zorla okuttuğu bir ortamda okulu uzatmanın ne demek olduğunu bilir misiniz?
Siz hiç ekmeğinizden, aşınızdan, ailenizin boğazından kesip de Kongre Üyesi olmak ne demektir bilir misiniz?
Siz hiç Beşiktaşlılığı size borcu olarak gören ölüm döşeğindeki babanıza 8-0’ı anlatmaya çalışıp hıçkırıklara boğulmak nedir bilir misiniz?
Bilmiyorsanız bu yazının devamını en çok sizin okumanız gerekli, hele de Beşiktaş Jimnastik Kulübü Yöneticisi iseniz…
Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği Kongre Üyesi olarak tüzüki görevlerimi ve sınırlarımı biliyorum ama siz bilmeyenlerle alakalı bu yazdıklarım dolayısıyla uğrayacağım veya uğramayacağım Disiplin Soruşturması için “Şeriatın kestiği parmak acımaz” diyorum…
*****************
Tüzük Madde:30, C fıkrası:
C Disiplin cezası uygulamasını gerektiren tutum ve davranışlar aşağıda belirtilmiştir:
a. Üyelik onuru ile bağdaşmayan hareketlerde bulunmak, yetkisi olmadığı halde kulüp adına demeç vermek, yayın yapmak
b. Kulüp tüzüğüne ve yönergelere aykırı davranmak, kulüp disiplinini bozmak, üyelerin onur ve saygınlığına zarar verici, küçük düşürücü ve benzeri davranışlarda bulunmak.
c. Kulüp içinde ve dışında genel ahlaka aykırı davranışlar göstermek,
d. Genel Kurul ile Divan Kurulu ve benzeri diğer organların toplantılarının selametle sonuçlanmasını engellemek, seçim listelerini tahrif etmek, kesmek, okunmaz hale getirmek, üyelerin serbestçe oy kullanmalarını engellemek, eleştiri sınırları dışında kulübü küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliği taşıyan beyanlarla BJK toplumuna zarar verecek faaliyetlerde bulunmak.
e. SAHTE BELGELERLE ÜYELİK BAŞVURUSUNDA BULUNMAK,
f. BAŞKASINA AİT ÜYE KİMLİK KARTINI KULLANMAK, TAKLİT VE / VEYA TAHRİF ETMEK
2. Yukarıda (c) fıkrasında sayılan tutum ve davranışlardan;
a. paragrafında sayılan haller UYARMA
b. paragrafında sayılan haller KINAMA
c. paragrafında sayılan haller GEÇİCİ ÇIKARMA
d. e, f – PARAGRAFLARINDA SAYILAN HALLER İSE KESİN ÇIKARMA disiplin cezalarının uygulanmasını gerektirir
*****************
Valeranga’da göz yaşı dökersin, Kharkiv’de göz yaşı dökersin, Liverpool’da göz yaşı dökersin ama göz yaşların durulunca ne olursa olsun haklı bir gururu vardır Beşiktaşlının.
Malatya’ya Doğan’lar gider ağlarsın, Ankara’dan Zaladlar geçer ağlarsın, 11 puan önde giderken “borsa dalgalanır(!)” şampiyonluğun çalınır yine ağlarsın ama o göz yaşları durulunca gururlanırsın, Ne mutluyum ki Beşiktaşlıyım dersin.
Neden mi?
Bizler Şerefli İkinciliklerin Takımı Beşiktaşın, “Şerefinizle Oynayın, Hakkınızla Kazanın” diyen evlatlarıyız. Bizim kitabımızda yazmaz en ufak kara çizgi.
Bazıları “sütten çıkmış ak kaşık diyemeyeceği Başkanlarının” peşi sıra yürüyüşler düzenler, bazıları da sanki onların tarihlerinde yazmaz doğanlar, kartallar, hemşehrilerinden Trabzona giden valiz dolusu paralar, Zaladlar da gelmiş durumdan kendilerine pay çıkarmaya çalışırlar, bazıları da bellemişler bir cümleyi bas bas söylenir dururlar; “aksi ispatlanılana kadar suçsuzlar” diye…
Kusura bakmayın Efendiler, O Savcı’nın benim Kulubümün Teknik Direktörü’nü, Yöneticisini çağırması bile benim başımı öne eğer, hele de Savcı’nın ve ardından Hakimin tutukluluk istemesi sokağa çıkaramaz beni, milyonlar uykusuz kalır, göz yaşları durulmadan yataklarında oklava gibi döner herkes…
Hadi “Şerefinizle Oynayın, Hakkınızla Kazanın” pankartımızı anlamadınız, unuttunuz, hadi “Baba Hakkı’nın, Şeref Bey’in, Süleyman Seba’nın ve nicelerinin tarihte ne yaptığını, rakiplerine nasıl davrandığını duymadınız, öğrenmediniz, peki siz hiç mi Mustafa Kemal Atatürk diye birisini duymadınız, O’nun “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözünü işitmediniz!
Bu utanç benim değil Efendiler, bu utanç sizin! Bu utancı temizlemek de size düşer.
Yarın sabah ilk iş olarak Hoca Efendi’nin sözleşmesi fesih edilir, Serdal Efendi’nin ihracı istenir, olmasa dünyalarımızın batmayacağı kupa geri verilir ve bunların hepsi bittikten sonra bütün Efendilerin istifaları alınır ve Beşiktaşımız temiz ellere bırakılır!
Yeter Beşiktaşımızı yönetemediğiniz, batırdığınız bari temiz kalsaydı. Kirlettiniz be kirlettiniz!
Yarından tezi yok çekin gidin! Bizler o kirlettiğiniz tarihimizi temizlemesini biliriz!
Bir kongre üyesi olarak, Kulübümüzün Tüzüğü gereğince konunun takipçisi olacağıma ve Disiplin Kurulu’nun çalışması için elimden gelen her şeyi yapacağıma şerefim ve namusum üzerine yemin ederim!
Ayrıca;
Ey Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçelisindir, bu yükün altına girmek istemiyor olabilirsin, ama biz ne sizi ne de yayıncı kuruluşu tehdit ederiz. İddianame’yi de beklemene gerek yok, ilk gün söylediğin gibi eldeki verilerle kes cezamızı! Biz zaten almışız alacağımız darbeyi, ne küme düşmek, ne soktuğumun kupası da uefa kupası da gram umrumuzda değil. Biz son 10 yılda anlamını fazlasıyla yitiren “Beşiktaşlılık Duruşu”nun peşindeyiz!
